Vidar">

çarlık rusya'nın dönüşümü-1: 1917 şubat devrimi

 çarlık rusyanın dönüşümü 1 1917 şubat devrimi


20.yüzyılın en keskin dönüşlerinin yaşandığı Rus topraklarında, bu dönüşümün temel taşlarından olan Şubat Devrimi nasıl gerçekleşti, bu devrimin yolunu çizen olaylar nelerdi?

1917’nin başında Rusya’da savaşın yıkıcı etkisi hissediliyordu. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte adındaki Almanca ekler çıkarılarak St. Petersburg’dan Petrograd’a dönüştürülen Rusya’nın başkentinde gıda maddelerine erişimde sıkıntı yaşanıyordu. Ülke çapında köylüler işledikleri toprağa sahip olamamaktan, işçiler ise yaşam ve çalışma koşullarından şikayetçiydi. Üç yıldır devam eden savaş, milyonlarca kişinin yaşamına mal olmuştu. Çok sayıda asker silahlarını bırakıp, cepheyi terk eder hale gelmişti. 1917’nin başında şeker, yağ, süt, ekmek, meyve ve yakacak gibi temel ihtiyaç maddelerinde kıtlık yaşanıyordu. Bu durumun yaratabileceği sonuçların farkında olanlar, bir isyandan endişeleniyordu.

februaryrevolutıonfirst


Duma’nın bu durumdaki endişelerinin yanında Çar 2. Nikolay, tüm endişeleri gözardı edip kendi bildiğini okuyordu. Halkın birkaç ayda sosyalist bir devrim gerçekleştirebileceğini kimse düşünmüyordu ancak halkın bıkkınlığı ve devamında çatışma cephelerinde yaşanan çaresizlikler ülkeyi bu duruma sürükledi. Teknolojik ve sanayi bakımından istediği kadar gelişemeyen Rus Çarlığı, bunun ağır darbelerini 20. Yüzyılın başında önce sürpriz Japon yenilgisiyle, sonra da Birinci Dünya Savaşı’yla aldı.

Devrimin liderliğini yapacak olan ve 1917’nin başında İsviçre’nin Zürih kentinde bulunan Vladimir Lenin, “Biz yaşlılar, gelecekteki devrimin tayin edici savaşlarını göremeyeceğiz” diyordu.

februaryrevolutıonlenin(Vladimir İlyiç Ulyanov, bilinen adıyla Lenin)

 

İşte Lenin bile devrimi öngöremez ve çekinirken ne oldu da halk bir anda Çarlık sisteminden sosyalist bir devrime sürüklendi?

Şubat ayının başında, planlamada yaşanan sorunlar ve mevsim normallerinden sert seyreden kış nedeniyle ihtiyaç malzemelerini taşıyan araçlar Petrograd’a ulaşmakta zorluk yaşıyordu. Yazar Maksim Gorki, 10 Şubat’a gelindiğinde, gıda maddelerinin yetersiz yakıt nedeniyle Petrograd’a ulaşamayan trenlerde kalması sonucu kentin iki haftalık yiyeceğinin kaldığını, önlerinde büyük bir kıtlık olduğunu düşünmeye başlamıştı.

Rusya parlamentosu olan Duma’nın Başkanı Mikail Rodzianko, 10 Şubat’ta Çar İkinci Nikolay’a gönderdiği mesajda, gıda sıkıntısının olası sonuçları hakkında net uyarılarda bulunmuştu:

“İçişleri Bakanı Protopopov’u görevden almazsanız her şey olduğu gibi devam edecek ve üç hafta sonra karşınızda o kadar güçlü bir devrim bulacaksınız ki sizi ve hanedanınızı yeryüzünden silecek.”

Kendi çevresindeki bakanlarını sürekli değiştiren ve görevlerinde nüfuzlu olmayan kişilerle en kritik dönemde ilerlemeye çalışan 2. Nikolay, Rodzianko’nun uyarılarını ciddiye almadı ve halkının kendisine hala büyük bir bağlılıkla inandığını ve işleri yoluna koyabileceğini düşündü. Rus Çarı olduğu tüm dönemlerde aynı hataya düşen 2. Nikolay, bu sefer işleri toparlayamayacak ve devrimden bir süre sonra ailesiyle acı bir şekilde ölecekti.

13 Şubat günü kente gelen un miktarı, ihtiyacın 12’de 1’ine kadar düştü. Sokaklarda ekmek kuyrukları ve huzursuzluk paralel bir şekilde artarken o dönemde Bolşevik Merkez Komitesi’nin başında bulunan Aleksander Şlyapnikov, ekmek isyanından bir devrim çıkabileceğine inanmıyordu:

“Bunlara biraz ekmek verin, bütün hareket bitecektir.”

20 Şubat’ta emniyet birimleri, yiyecek bulamayan halkın isyan edebileceğini, Bolşevikler ve Menşeviklerin bu yönde hazırlıkları olduğunu bildirdi. 25 Şubat’a gelindiğinde sokaklar on binlerce protestocuyla dolmuştu. Yiyecek bulamayan halk hükümeti protesto ederken askerler, isyanı bastırmak için halkın üzerine ateş açtı. Çok sayıda kişinin ölmesine ve yaralanmasına yol açan bu olay, Şubat Devrimi’ne giden yolda yaşanan ilk şiddetli çatışmaydı. Sonraki gün, ölü sayısı 40’a çıktı, 100’den fazla kişi gözaltına alındı. 27 Şubat’ta askerlerin içinde ilk itaatsizlikler başladı. Bazı erler halka ateş açmak istemiyordu, bir asker ise kendisine ateş emri veren üstünü silahıyla öldürdü. O güne kadarki en büyük eylemlerden biri 3 Mart 1917’de, kentin büyük endüstri tesislerinden biri olan Putilov’un işçileri tarafından örgütlendi. Hükümete karşı yapılan bu eylemler ve grevler, sonraki günlerde artışa geçti. Eylemcilerin talepleri arasında “barış ve ekmek” yer alıyordu.

februaryrevolution women

O gün Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan kadın işçiler de eylemlere katıldı. On binlerle başlayan işçi eylemleri 9 Mart günü yüz bini aştı. Bazı yerlerde fırınlar yağmalandı. O tarihlerde Petrograd’da olan İngiliz yazar Claude Anet, “Rus Devrimi’nin İçinde” adlı kitabında, 9 Mart tarihindeki gazetelerde isyana dair hiçbir haber yer almadığını yazmış ve “Hükümet basını kontrol edebiliyor ama sokakları kontrol edemiyor” demiş, tanık olduğu olayları şöyle anlatmıştı:

“Askerler, Anitchkoff Sarayı’nın önüne gelen eylemcilere dağılmaları uyarısında bulundu. Dağılmamaları üzerine askerlerin başındaki komutan ateş emri verdi. Askerlerin çoğu havaya ateş etti ve insanlar silah sesi üzerine kaçtı.”

2. Nikolay’a yol gösterecek insanlar vardı ve hatta ciddi uyarılarda da bulunmuşlardı. Ama Nikolay onları belki de danışılacak kalifiyede bile görmüyordu. Yıllar boyunca alınmayan tedbirler, yürürlüğe sokulmayan politikalar yüzünden halk patlamaya hazır bir bombaya dönüştü ve topyekûn sokağa dökülen halka karşı durabilecek askerlerde beklenen direnci göstermedi. Çar öylesine büyük hatalar yapmıştı ki ordu içindeki ayrım korkunç seviyeye ulaşmıştı. Ülkede birlik içinde hareket etmesi gereken ve ülkeyi, çarı korumakla görevli olan ordunun bazı mensupları Çar’a nefret dolu gözlerle bakıyor, devrimin olmasını bekliyor ve onu tahttan indirecek bir hareketin mensubu olmak adına fırsat kovalıyorlardı.

februaryrevolutıonposter2(1917 tarihli Halkın Zaferi adlı bu posterde, son Çar Nikolay Romanov'un tacını halka sunması tasvir ediliyor.)

 

Cepheden kaçan ve büyük sıkıntılar içerisinde olan eski askerler de eylemsiz kalmıyor, devrimin bir parçası oluyor ve büyük bir güç unsuru teşkil ediyorlardı. Tüm sıkıntılara karşı karşısında bir olmuş halkı görmesi, 2. Nikolay için çok geç bir zamanda oldu. Devrim olana kadar, devrim olabileceği fikrini Rus Çarı olması ve herkesin ona her zaman karşılıksız inanacak olması fikriyle bastırıyordu.

Petrograd Valisi Aleksandr Balk, solcu liderlerin kalabalık kitleleri ajite ettiğini ancak ordunun silah kullanmakta isteksiz olduğunu söylüyordu. Eylemlerin büyümesi üzerine kentteki tüm eylemler yasaklandı, protestoculara ateş açılması emredildi. Polisler başlangıçta bu emirlere uysa da ilerleyen günlerde halka ateş açmakta isteksiz davranmaya başladı. Askerlerin bir kısmı de eylemcilere destek verdi ve eylemcilere ateş açan polislere ateş açtı, bazı polislerin silahlarına el koyuldu. Petrograd’daki huzursuzluk artarken 11 Mart günü Rusya İmparatorluğu’nun meclisi Duma’nın faaliyetleri bir kararname ile durduruldu. 12 Mart’ta Duma’nın bir kısmı bu karara uyarken bir kısmı da Geçici Komite adı altında çalışmaya başladı. Bu komite, devrimin ardından Geçici Hükümet’in temelini oluşturacaktı.

12 Mart’ta Petrograd’daki askerler, halka ateş açma emirleri veren komutanlarına isyan edip silahlarıyla birlikte eylemcilere katılmaya başladı. Ordunun ağır silahlarının bulunduğu garnizonda olan İngiltere’nin Rusya Askeri Ataşesi Alfred Knox, yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

“Dün bir grup askerin polislere ateş açarak silahlarına el koyduklarını öğrendim. Bazı birlikler isyan etmeye başlamış. 12 Mart günü garnizondayken, binanın isyancı askerler tarafından sarıldığını gördük. Hepsi silahlıydı, çoğunun süngülerinde kızıl bayraklar asılıydı ve başlarında bir komutan yoktu. Bulunduğumuz binanın camlarına bakmaya başladılar. Düşmanca bir tavırları yoktu. Rütbeli askerler de camdan kalabalığı izliyordu.”

“Beni en çok etkileyen şey o anki tekinsiz sessizlikti. Devasa bir sinemadaki izleyiciler gibiydik. İsyancı askerler camları ve kapıları kırıp içeri girerken bir grup general binayı arka kapıdan terk etti. Aşağıya inip isyancı askerlere kendimi tanıttım, bana verdikleri bir eskortla birlikte binadan ayrıldım. Yolda Fransız Askeri Ataşesi Albay Lavergne ile karşılaştık ve onunla birlikte Fransız Konsolosluğu’na gittik. Konsolosluğa vardıktan sonra bana eskortun isyancılardan olup olmadığını sordu, öyle olduğunu söyleyince inanamadı ve düzgün, dostça davranışları nedeniyle onları resmi görevliler sandığını ifade etti.”

russıanrevolutıonthird

Kısa süre içinde kentteki tüm askerler isyancıların safına katıldı. Kentte huzursuzluk ve eylemler artarken Duma Başkanı Mikail Rodzianko, o sırada şehir dışında olan Çar İkinci Nikolay’a gönderdiği telgraflarda durumu şöyle anlatıyordu:

“Durum ciddi. Başkente anarşi hakim. Hükümet felç olmuş, ulaşım sistemleri çalışmıyor, gıda ve yakıt stokları kontrol edilemiyor. Sokaklarda ateş açanlar var, bazı birlikler birbirlerine ateş açıyor. Bir an önce yeni bir hükümet kurulmalı. Gecikme olmamalı. Tereddüt ölümcül olur. Askerler isyan etmek üzere, komutanlarını öldürüyorlar, isyana katılıyorlar. Eğer ajitasyon orduya tesir ederse Almanya galip gelir, Rusya’nın ve hanedanınızın sonu gelir.”

Petrograd’a dönmeye çalışan Çar İkinci Nikolay yalnızca Pskov kentine kadar gelebildi. Duma temsilcileri ve askeri yöneticilerle görüştükten sonra 15 Mart günü tahtı bırakmak zorunda kaldı ve böylece 17’nci yüzyıldan bu yana Romanov hanedanı tarafından yönetilen Rusya İmparatorluğu sonlandı.

Özetle, 1917 Şubat Devrimi’nin en önemli sonucu önceden bütün kurumları ve toplumu mutlak bir güç ile yöneten çarlık rejiminin ani bir şekilde son bulmasıdır. Çarlık rejiminin yerine geçen Geçici Hükümet ise savaş esnasında Rusya’nın bütünlüğünü korumakta yeterli olamamış ve hedeflere ulaşmak için Şubat devriminde farkedilmiş ideolojiyi içinde barındıramamıştır. Bunun yanı sıra, Petrograd Sovyeti de çöken rejimin yarattığı boşluğu dolduramamıştır. Böylece Şubat Devrimi, “eski rejimin sonunun ve yeni bir devrimsel sürecin başlangıcının habercisi olmuştur.”

february revolution 1917fourth

Kaynakça

İşçi, O., & Önol, O. (2019). Rusya İmparatorluğu'nun Çöküşü 1881-1917: Harp Yahut İhtilal (2. b.). (C. Uyar, Dü.) İstanbul: Kronik.

Köker, İ., & Erem, O. (tarih yok). 1917: Dünyayı değiştiren devrimlerin yılı. BBC: https://www.bbc.com/ adresinden alındı

Görseller; https://www.historytoday.com/archive/february-revolution-1917https://www.history.com/https://www.bbc.com/ adreslerinden alınmıştır.

  • Gösterim: 1445