Ebrar">

ilk insan topluluğunun gelenekleri ve toplumsal örgütlenme

  ilk insan topluluğunun gelenekleri ve toplumsal örgütlenme  
   Etnografların inceledikleri en gelişmemiş insan toplulukları, Erken Paleolitik dönemin fosil insanlarından çok daha gelişmiştir. Bu nedenle, ilk insan topluluklarının yaşamları ancak arkeolojik malzemelere göre bilinebilir ve bunun sonucu olarak toplumsal örgütlenmelerine ilişkin düşüncelerimiz çok eksik ve varsayımsaldır.

Erken Paleolitik dönemin insanı, toplayıcılık ve avcılıkla yaşıyordu. Meyveler, kökler ve tohumlarla besleniyor; küçük memeli hayvanları, kertenkele ve böcekleri yakalıyordu. Büyük hayvanları avlamaya erken başladı: Arkeologlar, tarih öncesi yerleşim yerlerinde, ilkel aletlerin arasında, çoğu iliğini almak için yarılmış mamut, bizon, at ve geyik kemikleri buluyorlar çoğu zaman. İlkel insan hem etçil hem de otçuldu, bu özelliği onun hemen hemen her yerde yaşayabilmesine olanak sağlamıştır.

Hayatı çok zordu: Dördüncü Zaman’ın başlarında, ne koşu hızı ne de vücut gücü bakımından etobur hayvanlarla yarışacak durumda değildi. Her an açlıkla ya da bir hayvanın pençesinde ölümle karşı karşıyaydı. Buzulların ilerlemesi doğaya karşı verdiği savaşımı daha da yoğunlaştırdı. Fosil insanlar iki nedenden dolayı hayatta kalıp başarı kazandılar: İlkin, çoktan alet yapabilen varlıklardı artık; sonra, daha başından itibaren toplu olarak hareket edebiliyorlardı.

Bir aletin yapımı da ancak ortaklaşa mümkündür; çünkü üretim alanında sonradan edinilen yetenekleri ve ilkel deneyimleri ancak topluluk koruyup güçlendirebilir ve kalıtsal iletimi o sağlayabilir. Avda, özellikle büyük hayvanların avında, hayvanlar ateşle ürkütülüyor ve taş atarak bir uçuruma ya da bataklığa sürülüyordu; bunu hep birlikte yapıyorlardı.

Erken Paleolitik dönem insanlarının topluluğuna ilkel sürü adı verilir. Hiç kuşkusuz bu topluluklar az sayıda ve değişkendi: Topluluk üyeleri başka sürülere geçebilirlerdi. Başlarında, erkek ya da kadın, bir kılavuz vardı. Bu toplulukta özgür cinsel ilişki egemendi, ama bu, hiç kuşkusuz, az ya da çok sürekli çiftler olasılığını ortadan kaldırmaz.

Aletlerin ilkel biçimi, ekonominin düzeyi, doğaya karşı verilen amansız savaş, bütün bunlar, ilkel sürüde, bazen hayatta kalmak için girişilen kanlı kavgalarla sonuçlanan ve hayvan ataların kalıtı “hayvansal bireycilik”e yol açıyordu. Ayrıca yamyamlık da söz konusuydu.


Aşamalı olarak, insan topluluğunun toplumsal örgütlenmesi güçlendikçe ve üretim olanakları çoğaldıkça hayvansal içgüdüler zayıfladı. İlkel sürü ve ilkel topluluk ilk insanların “hayvansal bireyciliği”nin önüne geçmiştir.


Kaynak: İlkÇağ Tarihi 1 - V.Diakov S.Kovalev

  • Gösterim: 1360